PCOS'ta Letrozole Birinci Sıra Ovulasyon İndüksiyonu — Klomifen ve Gonadotropine Geçiş Şeması
PCOS infertilitesinde letrozole 1. sıra ovulasyon indüksiyonu, klomifen ve gonadotropin geçiş şeması, RCT verileri.
PCOS'ta Letrozole Birinci Sıra Ovulasyon İndüksiyonu — Klomifen ve Gonadotropine Geçiş Şeması
Polikistik over sendromu (PCOS), üreme çağındaki kadınlarda anovulatuar infertilitenin en sık nedenidir. Geleneksel olarak klomifen sitrat onlarca yıl boyunca ovulasyon indüksiyonunun temel taşı olarak kabul edildi; ancak 2014 yılında yayımlanan PPCOS-II çalışması ve sonrasında biriken meta-analiz verileri bu paradigmayı kalıcı biçimde değiştirdi. American Society for Reproductive Medicine (ASRM), Endocrine Society ve uluslararası PCOS rehberinin 2023 güncellemesi, letrozolü PCOS'a bağlı anovulatuar infertilitede birinci sıra farmakolojik tedavi olarak konumlandırdı.
Letrozole; klomifenle karşılaştırıldığında daha yüksek canlı doğum oranı, daha iyi endometrium kalınlığı, çoğul gebelik riskinin azalması ve anti-östrojenik yan etkilerin yokluğu ile öne çıkar. Türkiye'de SGK geri ödemesinde yer alan 2.5 mg tablet formu, dahili endokrinoloji ve üreme tıbbı pratiğinde hızlı bir benimsenme süreci yaşadı. Yine de doz titrasyonu, ultrasonografik monitörizasyon ve klomifen veya gonadotropine geçiş kuralları konusunda klinik kararsızlık devam etmektedir.
Bu yazı; PCOS Rotterdam fenotipleri temelinde, anovulatuar fenotipi olan hastalarda letrozol indüksiyonunun mekanizma, doz şeması, monitörizasyon, rezistans değerlendirmesi ve refrakter olgularda gonadotropin/IVF basamağına geçiş kararını klinik bir akış halinde özetlemektedir.

PCOS-İlişkili Anovulasyonun Patofizyolojik Çerçevesi
PCOS'ta anovulasyon; LH/FSH dengesizliği, hiperandrojenizm ve insülin direncinin oluşturduğu üçlü bozulmanın klinik yansımasıdır. Granüloza hücrelerinde aromataz aktivitesi yetersiz kalır; antral folikül havuzunda dominant folikül seçimi yapılamaz ve foliküler arrest gelişir. Bu nedenle ovulasyon indüksiyonunun hedefi; aromataz–östrojen–FSH ekseninde geçici bir uyarı ile mono-foliküler gelişim sağlamaktır.
Hasta seçiminde anti-Müllerian hormon (AMH) seviyesi, antral folikül sayımı ve over rezervi değerlendirilmelidir. Fenotip A yönetimi bağlamında hiperandrojenizm ve anovulasyonu birlikte sergileyen hastalar, klasik letrozol adayıdır; non-hiperandrojenik fenotip D izlem stratejisine uyan olgularda ise tedavi öncesi yaşam tarzı ve metabolik düzenleme bir basamak öne alınır.
Anovulatuar infertilitenin ayırıcı tanısında WHO sınıflandırması yol göstericidir. WHO Grup I (hipogonadotropik hipogonadizm); FSH ve LH'nin düşük olduğu hipotalamik amenore tablosudur, letrozol tek başına genellikle yetersiz kalır. WHO Grup II (normogonadotropik); klasik PCOS popülasyonunu içerir, letrozolün en yüksek etkinlik gösterdiği gruptur. WHO Grup III (hipergonadotropik); prematür over yetmezliğine işaret eder ve ovulasyon indüksiyonu yerine yumurta donörlüğü gündemine girer. Bu sınıflandırmanın doğru yapılması; uygunsuz ilaç denemelerini ve zaman kaybını önler.
Letrozole Mekanizması: Aromataz İnhibisyonunun Endokrin Sonuçları
Letrozole, üçüncü kuşak non-steroidal aromataz inhibitörüdür. Androjenlerin (androstenedion ve testosteron) östrojene (estron ve estradiol) dönüşümünü periferik ve over düzeyinde reversibl olarak bloke eder. Östrojen üretimindeki bu geçici düşüş; hipotalamik-hipofiz aksta negatif geri besleme zayıflamasına, GnRH pulsatilitesinin normalleşmesine ve FSH salınımında artışa yol açar.
Artan FSH ile folikül seçimi yeniden başlar; ancak letrozolün yarılanma ömrü 45 saat civarındadır ve ilaç vücuttan hızla temizlenir. Bu kısa etki süresi sayesinde dominant folikül büyürken östrojen reseptörleri serbest kalır, endometrium normal olarak proliferasyona devam eder ve servikal mukus kalitesi korunur. Letrozole bu yönüyle klomifenden farklı bir endokrin "ayak izi" bırakır.
Klomifen Sitrat Mekanizması ve Anti-Östrojenik Dezavantajlar
Klomifen sitrat, selektif östrojen reseptör modülatörüdür (SERM). Hipotalamustaki östrojen reseptörlerini uzun süreli olarak bloke ederek negatif geri beslemeyi kaldırır, FSH salınımını uyarır. Ancak yarılanma ömrü 5-7 gün olduğundan ovulasyon dönemine kadar reseptör blokajı sürer ve istenmeyen periferik anti-östrojenik etkiler ortaya çıkar.
Bu etkiler arasında endometrium kalınlığında azalma (sıklıkla < 7 mm), servikal mukus viskozitesinde artış ve implantasyon penceresinde olumsuzluk yer alır. Klomifen sikluslarında ovulasyon oranı %78 dolayında olmasına karşın canlı doğum oranının görece düşük kalmasının başlıca nedenleri bu endometrium ve mukus etkileridir. Ayrıca tekoz-multipl folikül oranının yüksekliği, ikiz gebelik riskini artırır.
Letrozole'ün Klomifen Karşısındaki Klinik Üstünlükleri
PPCOS-II çalışmasının başlattığı kanıt akışı, sonraki Cochrane meta-analizleri ile pekiştirildi. Letrozole vs klomifen sistematik derlemesinde anovulatuar PCOS hastalarında canlı doğum oranı letrozolde %72, klomifende %56 olarak raporlandı. Ovulasyon oranları sırasıyla %84 ve %78; gebelik oranı letrozol kolunda anlamlı yüksekti.
İkiz gebelik oranı, mono-foliküler gelişim baskınlığı sayesinde letrozolde %3.4'e gerilerken klomifende %7.4 dolayında kalır. Endometrium kalınlığı letrozolde ortalama 1.5-2 mm daha fazla ölçülür; bu fark implantasyon başarısına doğrudan katkı sağlar. Servikal mukus puanları, peri-ovulatuar dönemde letrozol kolunda normal değerlere yakındır.
2024 yılında Oxford Human Reproduction Open'da yayımlanan, uzatılmış ve konvansiyonel doz şemalarını karşılaştıran randomize çalışma, beş günlük standart şemanın yeterli olduğunu ve uzatılmış 10 günlük rejimlerin ek fayda sağlamadığını gösterdi (Extended vs Conventional Letrozole 2024). Bu sonuç, dozun şiddetinden çok zamanlamanın önemli olduğuna işaret eder.

Letrozole Doz Şeması ve Titrasyon Algoritması
Türkiye pratiğinde ve uluslararası rehberlerde önerilen başlangıç dozu, menstrüel siklusun 3. gününden itibaren beş gün boyunca 2.5 mg/gün letrozoldür. İlk siklusta ovulasyon yanıtı alınamazsa veya foliküler gelişim yetersizse, ikinci siklusta doz 5 mg/güne yükseltilir. Üçüncü basamak 7.5 mg/gündür ve günümüzde rehberlerce önerilen üst sınırdır. Yedi buçuk miligramın üzerine çıkmak, hipo-östrojenik yan etkileri belirginleştirir ve ek ovulasyon kazanımı sağlamaz.
Toplam tedavi süresi maksimum 6 siklus olarak sınırlandırılır. Bu sınır hem hasta–klinisyen yorgunluğu hem de over uyarılma süresi açısından önemlidir; altı siklus tamamlandığında gebelik elde edilememişse ileri ileri basamak değerlendirmesi gerekir.
Doz seçiminde hastanın bazal vücut kütle indeksi (BKİ) ve insülin direnci derecesi de hesaba katılır. Yüksek BKİ'li hastalarda 2.5 mg'a yanıt görece zayıftır ve ikinci siklusta erken titrasyon mantıklıdır. Hipotiroidi, hiperprolaktinemi ve konjenital adrenal hiperplazi gibi sekonder anovulasyon nedenleri tedavi öncesi ekarte edilmelidir.
Ultrasonografik Monitörizasyon ve Tetik Stratejisi
Letrozol başlandıktan sonra ilk transvajinal USG takibi, siklusun 8 ila 10. günleri arasında planlanır. Bu görüntülemede over volümü, antral folikül dağılımı ve dominant folikül çapı değerlendirilir. Dominant folikül 14 mm'in üzerine çıktığında 24-48 saatte bir izlem yapılmalı, 18-20 mm'ye ulaştığında tetik veya doğal LH yükselişi planlanmalıdır.
Tetik tercihi olarak 5000-10.000 IU hCG intramusküler enjeksiyon yaygındır; recombinant hCG (250 µg subkutan) alternatif olarak kullanılır. Tetik sonrası 36-40 saat içinde ya zamanlı cinsel ilişki ya da intrauterin inseminasyon (IUI) planlanır. Endometrium kalınlığı tetik gününde 7 mm'in altındaysa siklus iptali veya luteal faz desteği değerlendirilmelidir.
Çoğul folikül gelişimi (≥3 folikül 16 mm üzeri) durumunda OHSS ve yüksek mertebeli çoğul gebelik riski nedeniyle siklus iptal kararı verilebilir; özellikle dönüşüm rejimine geçişi gerektiren genç ve düşük BKİ'li hastalarda bu uyarı önemlidir.
Luteal faz desteği, letrozol sikluslarında rutin olarak gerekli değildir; ancak yetersiz progesteron yanıtı saptanan veya IUI uygulanan sikluslarda vajinal mikronize progesteron (200-400 mg/gün) önerilebilir. Destek, gebelik testi pozitif çıkarsa 10-12 haftaya kadar uzatılır. Serum progesteron ölçümü siklusun 21-23. günleri arasında yapılabilir; 10 ng/mL üzeri değer ovulatuar siklus lehine yorumlanır.
Klomifen-Rezistans Tanımı ve Tarihsel Bağlam
Klomifen rezistansı, üç ardışık siklusta tam dozda (150 mg/gün × 5 gün) ovulasyon sağlanamaması olarak tanımlanır. Bu hasta grubunda eskiden ikinci basamak olarak gonadotropin veya laparoskopik over drilling önerilirdi. Letrozolün birinci sıra olarak kabul edilmesinden sonra klomifen rezistans tanımı pratikte arka plana çekildi; pek çok merkez doğrudan letrozolle başlamayı tercih ettiği için klomifen yanıtsızlığı artık çoğunlukla geriye dönük olarak değerlendirilmektedir.
Yine de klomifen başlanmış ve yanıtsız kalmış bir hasta, hekime başvurduğunda akılda tutulması gereken sıra letrozol denemesidir. Genellikle bu hastalarda 2.5 mg dozdan başlamak yerine ikinci siklusta hızla 5 mg'a çıkmak, gecikmeyi önler.
Letrozol Rezistans Yönetimi ve Gonadotropin Basamağı
Altı siklus boyunca tam doz letrozolde (7.5 mg/gün × 5 gün) ovulasyon ve/veya gebelik elde edilemezse hasta letrozol rezistan kabul edilir. Bu noktada üreme tıbbı uzmanı eşliğinde gonadotropin tedavisi gündeme gelir. PCOS'ta tercih edilen yaklaşım düşük doz step-up protokolüdür.
Step-up protokolünde 37.5-75 IU/gün rekombinant FSH veya hMG ile başlanır; 7-14 gün boyunca aynı dozda devam edilir ve foliküler gelişim olmazsa doz %50 oranında artırılır. Bu yavaş titrasyon, PCOS hastalarının aşırı duyarlı over yanıtını kontrol altına almak ve OHSS riskini minimize etmek için tasarlanmıştır. Hızlı doz artışlarından kaçınılmalıdır.
Gonadotropin sikluslarında USG monitörizasyonu 2-3 günde bir yapılır; serum estradiol seviyesi de takip edilebilir. Tetik dozu ve zamanlama, letrozol siklusundakine benzer prensiplerle planlanır.
OHSS Riski ve Step-Up Protokolünün Önemi
Over hiperstimülasyon sendromu (OHSS), PCOS hastalarında özellikle agresif uyarı protokollerinde ciddi bir komplikasyondur. Karın ağrısı, asit, hemokonsantrasyon, tromboembolizm ve nadiren çoklu organ disfonksiyonu ile seyredebilir. Hafif OHSS sıkça görülür ve konservatif yaklaşımla iyileşir; ancak orta-ağır OHSS hastaneye yatış gerektirir.
Letrozol sikluslarında OHSS riski neredeyse yoktur çünkü mono-foliküler gelişim baskındır. Gonadotropin step-up protokolünde bile risk düşük tutulabilir; aksine "step-down" rejimleri PCOS'ta tercih edilmez. GnRH agonist tetik, agresif sikluslarda OHSS önleyici alternatif olarak gündeme gelebilir.
Refrakter Olgular: Laparoskopik Over Drilling ve IVF Endikasyonu
Hem letrozol hem gonadotropin protokollerine yanıtsız olgularda iki ileri basamak vardır. Laparoskopik over drilling (LOD), seçilmiş hastalarda androjen yüküyü azaltarak ovulatuar siklusları yeniden başlatabilir; ancak invazif olması ve over rezervinde geri dönüşsüz azalma riski nedeniyle birincil basamak olarak önerilmez. LOD endikasyonu; gonadotropine erişimi kısıtlı, çoğul gebelik riskinden kaçınan veya başka cerrahi endikasyonu olan (örneğin tanısal laparoskopi gereken) seçili hastalarla sınırlandırılmalıdır.
İkinci ileri seçenek in vitro fertilizasyon (IVF) sikluslarıdır. PCOS hastalarında antagonist protokol ve GnRH agonist tetik, OHSS riskini minimize ederek başarılı IVF sonuçları sağlar. Letrozol, IVF stimülasyon sikluslarında bile özellikle östrojen-duyarlı durumlarda destek tedavi olarak kullanılmaktadır. Freeze-all stratejisi (tüm embriyoların dondurulup sonraki siklusta transferi), OHSS riskini sıfıra yakın indirir ve PCOS hastalarında yaygın tercih edilen yaklaşımdır.
İleri yaşta (≥38) ve düşük over rezervli olgularda zaman kaybını önlemek için gonadotropin basamağı kısaltılabilir veya doğrudan IVF'ye geçilebilir. Bu karar; AMH, antral folikül sayısı ve önceki siklus yanıtlarına dayalı olarak bireyselleştirilir.

Letrozol Yan Etkileri ve Güvenlik Profili
Letrozolün yaygın yan etkileri hot flash (sıcak basması), baş ağrısı, hafif bulantı, yorgunluk ve geçici eklem ağrısıdır. Bu yan etkiler tipik olarak beş günlük tedavi süresiyle sınırlıdır ve ek tedavi gerektirmez. Klomifenle kıyaslandığında merkezi sinir sistemi etkileri (görme bulanıklığı, duygu durum dalgalanmaları) daha azdır.
Letrozol, gebelik kategorisinde teratojen olarak sınıflandırılır. Bu nedenle yalnızca ovulasyon öncesi siklusun 3-7. günleri arasında verilmeli; gebelik şüphesi varsa tedavi başlatılmamalıdır. Erken çalışmalarda öne sürülen konjenital anomali endişesi sonraki kapsamlı kohortlarda doğrulanmamıştır; usulüne uygun kullanımda fetal risk klomifenden farklı değildir.
Karaciğer enzim takibi rutin olarak gerekli değildir; ancak bilinen hepatik yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanım önerilir. Renal yetmezlikte doz ayarlaması gerekmez.
Letrozol-Klomifen Kombinasyonu: Kanıtlar Ne Diyor?
Bazı merkezler, letrozol ve klomifen ardışık veya eş zamanlı kombinasyonunun ovulasyon ve gebelik oranlarını artırabileceğini öne sürdü. Letrozol+Klomifen Kombinasyon Meta-analizi, kombine rejimin tek başına klomifene göre üstün olduğunu; ancak tek başına letrozole karşı klinik anlamlı ek üstünlük sağlamadığını gösterdi.
Pratik öneri; ilk basamakta letrozol monoterapi denemek, yanıt yetersizse doz titrasyonuna gitmek ve rezistans halinde gonadotropine geçmektir. Kombine kullanım rutin önerilmemektedir; bireysel olarak özel durumlarda denenebilir.
İnositol ve Metformin: Adjuvan Tedaviler
İnositol (özellikle 40:1 myo:D-chiro karışımı) ve metformin, PCOS'ta insülin duyarlılığını artırarak ovulasyon indüksiyonu başarısını destekleyebilir. İnositol 40:1 alternatifi başlıklı analizimizde detaylandırılan şekilde, insülin direnci belirgin olan hastalarda letrozol başlamadan önce 8-12 hafta inositol ön tedavisi düşünülebilir. Bu ön tedavi; ovaryan steroidogenezi normalleştirir, LH/FSH oranını iyileştirir ve siklus düzenliliğini artırır.
Metformin, BKİ 30 üzerindeki ve glukoz intoleransı olan hastalarda letrozole eşlik ederek canlı doğum oranını artırabilir. Standart doz 1500-2000 mg/gün, bölünmüş şekilde verilir. Gastrointestinal yan etkiler doz artışı sırasında dikkat gerektirir; uzatılmış salınımlı formlar tolerasyonu artırabilir. Metformin tedavisinin gebelik teşhisinden sonra erken birinci trimesterde kesilip kesilmeyeceği tartışmalıdır; mevcut veriler güvenli olduğunu desteklemektedir, ancak hastayla bireysel karar verilmelidir.
D vitamini eksikliği, PCOS hastalarında sık görülen bir kofaktördür ve düzeltilmesi ovulasyon yanıtını destekler. Tedavi öncesi 25-OH-D düzeyi ölçülmeli; 30 ng/mL altındaysa replasman yapılmalıdır. Ayrıca tiroid fonksiyon testleri (TSH < 2.5 mIU/L hedefi) ve prolaktin düzeyi mutlaka değerlendirilmelidir; subklinik hipotiroidi ve hiperprolaktinemi ovulasyon indüksiyonunu sabote edebilir.
Tedavi Öncesi Hazırlık ve Erkek Faktörü Değerlendirmesi
Ovulasyon indüksiyonuna başlamadan önce çiftin tam bir infertilite değerlendirmesinden geçmesi şarttır. Erkek partnerin spermiyogram analizi, kadın faktörü kadar belirleyici olabilir; sperm konsantrasyonu, motilite ve morfoloji değerleri normal aralık dışındaysa indüksiyon stratejisi (IUI ya da IVF) doğrudan etkilenir. Tubal patensi histerosalpingografi veya HyCoSy ile değerlendirilmeli; bilateral tubal obstrüksiyon varlığında letrozol gibi indüksiyon tedavileri anlamsızdır ve doğrudan IVF endikasyonu doğar.
Hastanın bazal değerlendirmesinde rubella ve hepatit serolojisi, kan grubu, hemogram, açlık glukozu, HbA1c, lipit profili ve KCFT bakılmalıdır. Genç hasta grubunda servikal sitoloji güncellenmeli, folik asit replasmanı (400-800 µg/gün) gebelik planlanan dönemden en az üç ay önce başlanmalıdır. Sigara, alkol ve madde kullanımı sorgulanmalı; cessation desteği sunulmalıdır.
Türkiye Pratiği: SGK Geri Ödeme ve İlaç Erişimi
Letrozol 2.5 mg tablet formu Türkiye'de SGK geri ödemesi kapsamındadır. Meme kanseri endikasyonunun yanı sıra ovulasyon indüksiyonu için off-label reçetelenmesi pratikte yaygındır; jinekoloji uzmanları tarafından rutin olarak verilmektedir. Klomifen sitrat 50 mg tablet de geri ödeme kapsamında bulunmaktadır.
Gonadotropin preparatları (rekombinant FSH ve hMG) SGK'da üreme tıbbı endikasyonu için belirli koşullarda karşılanır; IVF protokollerine bağlı düzenlemeler süreklilik gösterir. Hasta planlamasında bu maliyet farkı, kararı etkileyen pratik bir faktördür.
Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği'nin (TJOD PCOS Rehberi-Özet) güncel önerisi de letrozolün PCOS-anovulasyonunda birinci sıra olduğunu vurgular; bu uyum, uluslararası rehberlerle pratiğin örtüşmesini sağlar.
PCOS'ta Letrozol Akış Şeması: Klinik Algoritma
Tipik klinik akış şu şekilde özetlenebilir. Birinci basamak: yaşam tarzı değişikliği ve metabolik düzenleme (3-6 ay). Hala gebelik sağlanmadıysa: PCOS tanı doğrulanarak letrozol 2.5 mg × 5 gün başlanır. Yanıtsızlık halinde doz 5 mg ve 7.5 mg'a titrasyon yapılır.
Altı siklus letrozol yanıtsızsa veya gebelik elde edilemezse gonadotropin step-up protokolüne geçilir. Üç-altı siklus gonadotropinde başarı yoksa IVF veya laparoskopik over drilling değerlendirilir. Bireysel tedavi akışı içinde fenotip ve yaş gibi değişkenler bu basamakların hızını belirler; özellikle 35 yaş üzeri hastalarda zaman kaybını önlemek için letrozolden gonadotropine veya IVF'ye geçiş daha erken planlanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Letrozol gerçekten gebelik sağlar mı? Evet; randomize kontrollü çalışmalarda PCOS-anovulatuar hastalarda canlı doğum oranı %72 civarındadır. Klomifenden anlamlı şekilde üstündür.
Letrozolün yan etkileri nelerdir? Hot flash, baş ağrısı, hafif bulantı ve yorgunluk en sık görülen yan etkilerdir. Tedavi süresi beş gün olduğu için yan etkiler geçicidir. Anti-östrojenik etki (endometrium incelmesi, mukus bozulması) yoktur.
Letrozolü ne kadar süre kullanmalıyım? Maksimum 6 siklus önerilir. Bu süre içinde gebelik elde edilemezse ileri basamak (gonadotropin veya IVF) değerlendirilir.
Neden klomifen değil de letrozol veriliyor? Letrozol; daha yüksek canlı doğum oranı, daha iyi endometrium kalınlığı, daha düşük ikiz gebelik riski ve anti-östrojenik yan etkilerin yokluğu nedeniyle 2023 ASRM/WHO ve uluslararası PCOS rehberinde birinci sıraya yerleştirilmiştir.
Kaç siklusta gebelik beklenir? Yanıt veren hastaların büyük bölümü ilk 3-4 siklusta gebelik elde eder. Altı siklus dolduğunda kümülatif canlı doğum oranı %60-70 dolayına ulaşır.
Letrozol bebekte sakatlık yapar mı? Erken endişeler kapsamlı kohortlarda doğrulanmamıştır. Ovulasyon öncesi kısa süreli kullanımda fetal risk klomifenden farklı değildir. Gebelik şüphesinde ilaç kesilmelidir.
Letrozol kullanırken sportif aktivite yapabilir miyim? Evet; tedavi sırasında orta yoğunlukta egzersiz desteklenir. Aşırı ağırlık kaybı veya aşırı yüklenme önerilmez.
Hangi günlerde cinsel ilişki planlanmalı? Tetik enjeksiyonu sonrası 36-40 saatte ovulasyon beklenir; ilişki tetik gününden başlayarak 2-3 gün boyunca planlanır.
Hekim Notu ve Sonuç
Letrozol, PCOS-anovulatuar infertilitede etkili, güvenli ve kanıta dayalı birinci sıra ovulasyon indüksiyonu seçeneğidir. Klomifenin tarihsel rolü pratikte gerilemiş, gonadotropin ve IVF basamakları rezistan ya da refrakter olgular için ayrılmıştır. PCOS fenotip değerlendirmesi ile uyumlu doğru hasta seçimi, doz titrasyonu ve ultrasonografik monitörizasyon ile başarı oranları bireysel olarak optimize edilebilir.
Disclaimer: Bu yazı klinik bilgilendirme amacı taşır; bireysel tedavi planı yerine geçmez. PCOS tanısı, ovulasyon indüksiyonu kararı, ilaç dozu ve takip planı; jinekoloji veya üreme tıbbı uzmanı tarafından bireysel klinik değerlendirme sonrası belirlenmelidir. Letrozol gebelik döneminde kontrendikedir. Akut karın ağrısı, şiddetli abdominal distansiyon, nefes darlığı, idrar miktarında ani azalma veya senkop gibi over hiperstimülasyon sendromu bulgularında acil sağlık merkezine başvurun ya da 112'yi arayın.