Kardiyoloji

Efor EKG ve Treadmill Testi — Bruce Protokolü ve ST Değişikliği Yorumu

Efor EKG (treadmill testi) Bruce protokolü aşamaları, MET kapasitesi, ST segment depresyonu yorumu, klinik endikasyon ve sınırlamalar.

Yazan: Pelin Bayraklıer İnceleyen: Dr. Berciş Kavasoğlu Yayım: 28 Mayıs 2026 Güncelleme: 30 Mayıs 2026 Okuma süresi: 12 dakika
Yazıyı paylaş X Facebook WhatsApp LinkedIn

Efor EKG, kararlı koroner arter hastalığı şüphesi taşıyan hastalarda ilk basamak fonksiyonel testlerden biri olarak kullanılır. Yöntem, kontrollü egzersiz yükü altında kalbin elektriksel cevabını, kan basıncı dinamiğini ve semptom eşiğini eş zamanlı kaydeder. İstirahat EKG'sinin sessiz kaldığı subklinik iskemi tabloları, miyokarda artan oksijen talebi sırasında ST segmentinde depresyon, anjinöz semptom veya hemodinamik bozulma şeklinde ortaya çıkar. Aşağıdaki metin, treadmill testinin standart Bruce protokolü çerçevesinde nasıl yürütüldüğünü, MET kapasitesinin nasıl yorumlandığını, ST değişikliklerinin klinik karşılığını ve testin sınırlarını klinik perspektifle ele almaktadır.

Treadmill üzerinde efor EKG testi sırasında 12 derivasyonlu monitorizasyon
Bruce protokolünde her 3 dakikada bir hız ve eğim artırılır; ortalama test süresi 9-12 dakikadır.

Efor EKG'nin Klinik Yerleşkesi

Efor testi, koroner dolaşımın artan miyokardiyal oksijen ihtiyacına yanıt verme kapasitesini değerlendirir. Stabil göğüs ağrısı bulunan, kardiyovasküler ön test olasılığı orta seviyede konumlanan hastalarda noninvaziv basamak olarak tercih edilir. Test sonucu, sadece "pozitif/negatif" ikilemine indirgenmez; egzersiz kapasitesi (MET), kronotropik cevap, kan basıncı yanıtı, semptom eşiği ve toparlanma fazındaki bulgular bir bütün olarak değerlendirilir. Bu çok boyutlu değerlendirme, hastanın koroner anatomisinden bağımsız olarak prognoz hakkında bilgi verir ve risk stratifikasyonu kararlarında belirleyici rol oynar.

Test, ayaktan polikliniğe başvuran ve istirahat EKG'si büyük ölçüde normal olan olgularda daha güvenilirdir. Sol dal bloğu, ventrikül hipertrofisi paterni, dijital tedavisi veya WPW gibi bazal ST değişiklikleri sonucu yorumlamayı belirsizleştirir; bu olgularda alternatif görüntüleme tabanlı stres modaliteleri tercih edilir. Efor EKG'sinin tanısal performansı ile birlikte klinik bağlamı kapsayan bütüncül bir yaklaşım, yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçların önüne geçer.

Bruce Protokolü Aşamaları ve Hız Eğim Tablosu

Robert A. Bruce'un 1971'de tanımladığı standart protokol, kademeli olarak artan hız ve eğim kombinasyonu ile miyokardiyal yük talebini öngörülebilir biçimde yükseltir. Her aşama üç dakika sürer; bir sonraki aşamaya geçişte hem koşu bandı hızı hem de eğim eş anlı artırılır. Bu özellik, kısa sürede yüksek MET seviyelerine erişimi mümkün kılar ve testin toplam süresini ortalama 9–15 dakikalık bir aralıkta tutar.

Aşama Süre (dk) Hız (mph) Eğim (%) Tahmini MET
10-31.7104-5
23-62.5126-7
36-93.4148-10
49-124.21612-13
512-155.01814-15
615-185.52016-17
718-216.02218+

Yaşlı, dekondisyone veya ortopedik kısıtlılığı olan hastalarda modifiye Bruce protokolü tercih edilir. Bu modifikasyonda standart birinci aşama öncesinde iki ek "ısınma" basamağı (1.7 mph, %0 eğim ve 1.7 mph, %5 eğim) eklenir, böylece düşük egzersiz kapasitesi olan olgularda da iskemi eşiği güvenle araştırılabilir.

MET Kapasitesi ve Klinik Anlamı

Metabolik eşdeğer (MET) birimi, istirahatte tüketilen oksijen miktarına (yaklaşık 3.5 mL/kg/dk) göre standardize edilmiş egzersiz şiddetini ifade eder. Bruce protokolünde her aşama yaklaşık 2-3 MET'lik bir artışa karşılık gelir. Orta yaş erişkinde toplam 7 MET ve üzerinde tamamlanan test, kabul edilebilir aerobik kapasiteyi yansıtır; 10 MET ve üzerinde ulaşılan değerler ise düşük kardiyovasküler olay riskini destekleyen bir bulgudur.

Beş MET altında semptom ya da iskemi gelişmesi prognostik açıdan olumsuz kabul edilir ve ileri görüntüleme veya invaziv değerlendirme gerekliliğini artırır. Bu eşik, perioperatif risk değerlendirmesinde de kritik öneme sahiptir; majör non-kardiyak cerrahi öncesinde 4 MET'lik fonksiyonel kapasiteyi karşılayamayan hastalarda ek kardiyak değerlendirme önerilir. Düşük MET kapasitesi, sadece koroner hastalığa değil; pulmoner kısıtlılık, dekondisyon, periferik arter hastalığı ve kas-iskelet sistem patolojilerine de işaret edebilir. Bu nedenle MET değeri tek başına değil, semptom örüntüsü ve EKG bulguları ile birlikte yorumlanır.

Kardiyak rehabilitasyon programlarında elde edilen MET kapasitesi, bireysel egzersiz reçetesi oluşturmanın temel girdisi olur. Tedavi öncesi ve sonrası MET değerlerinin karşılaştırılması, fonksiyonel iyileşmenin objektif göstergesidir.

Maksimum Kalp Hızı Hesaplama

Beklenen maksimum kalp hızı en yaygın olarak "220 eksi yaş" formülüyle tahmin edilir. Submaksimal hedef ise bu değerin %85'idir; tanısal anlamda yeterli kabul edilen kalp hızı yanıtı bu eşiğe ulaşılmasını gerektirir. Hedefe ulaşamadan sonlandırılan testler "submaksimal" olarak raporlanır ve negatif sonuç güvenilirliği azalır.

Beta-bloker tedavisi alan hastalarda kronotropik yanıt baskılandığı için bu hedef gerçekçi olmayabilir; bu durumda algılanan zorlanma skorları (Borg ölçeği 17-18) ve solunum eşiği gibi alternatif göstergeler kullanılır. Test sırasında kalp hızının beklenen ivmeyle artmaması (kronotropik yetersizlik), bağımsız bir kötü prognoz işaretidir ve sinüs nodu disfonksiyonu, otonom denervasyon veya ileri koroner hastalığı düşündürebilir.

Toparlanma fazında ilk dakika içinde kalp hızının 12 atım/dk'dan az düşmesi de ("kalp hızı toparlanma" anormalliği) artmış mortalite ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle test sonrası izlem en az 6-8 dakika devam ettirilir ve hasta bu süre boyunca pasif pozisyonda monitörize edilir.

ST Segment Yorumu — Depresyon ve Yükselme

İskemiye bağlı en spesifik EKG bulgusu, izoelektrik çizgiye göre J noktasından 60-80 ms sonra ölçülen ST segment depresyonudur. Anlamlı kabul edilebilmesi için bu depresyonun horizontal (düz) ya da aşağı eğimli (downsloping) morfolojide olması ve en az iki ardışık derivasyonda görülmesi gerekir. Yukarı eğimli (upsloping) ST depresyonu daha sık görülür ancak iskemi açısından düşük özgüllüğe sahiptir ve yorumlamada dikkatli olunmalıdır.

Egzersiz EKG'sinde V5 derivasyonunda ST segment depresyonu
Yatay veya aşağı eğimli ≥1 mm ST depresyonu, J noktasından 60-80 ms sonra ölçülür ve iskemi lehine yorumlanır.

İskemik değişiklikler en sık V4-V6 ve DII-aVF derivasyonlarında izlenir. Q dalgası bulunan miyokard infarktüsü skarı olmayan derivasyonlarda görülen ST elevasyonu nadirdir ancak ortaya çıktığında transmural iskemiye veya koroner spazma işaret eder ve testin derhal sonlandırılmasını gerektirir. Reciprocal ST değişiklikleri yorumlamayı güçleştirebilir.

İstirahat EKG'sinde mevcut ST-T anormallikleri, dijital tedavi, sol ventrikül hipertrofisi paterni, ön uyarılma, sol dal bloğu veya kalıcı kalp pili ritmi ST analizini geçersiz kılar. Bu durumlarda efor EKG'si yerine stres ekokardiyografi veya nükleer perfüzyon görüntüleme tercih edilir. Hipertansiyona ikincil sol ventrikül hipertrofisi sık karşılaşılan bir senaryodur; bu nedenle tansiyon yönetimi efor testi öncesinde değerlendirilmelidir.

Pozitif Test Kriterleri ve Sınıflandırma

Klasik kabul, en az 1 mm (0.1 mV) horizontal veya aşağı eğimli ST depresyonunun J noktasından 60-80 ms sonra, iki ardışık derivasyonda ve en az 60-80 ms süre boyunca devam etmesidir. Bu eşik, klinik pratikte tanısal sınır olarak kabul edilir; ancak daha düşük eşikler (örneğin yukarı eğimli depresyon) Bayesyen olarak değerlendirilir ve pretest olasılığa göre yorumlanır.

İki milimetre ve üzeri ST depresyonu özgüllüğü belirgin biçimde artırır; üç milimetre veya üzeri değişiklikler, çok damar hastalığı veya sol ana koroner lezyonu açısından kuvvetli şüphe doğurur. Egzersizin erken aşamasında (5 MET altında) ortaya çıkan, çok derivasyonda görülen, toparlanmada uzun süre devam eden ve hipotansiyon ya da ventriküler aritmi ile birlikte seyreden değişiklikler "yüksek riskli pozitiflik" olarak sınıflandırılır.

Duke treadmill skoru, testten elde edilen üç parametreyi (egzersiz süresi, maksimum ST sapması, anjina indeksi) tek bir prognostik puanda birleştirir: "Egzersiz süresi (dk) − 5 × ST sapması (mm) − 4 × anjina indeksi". Beş ve üzeri değer düşük riski, -10 altı değer yüksek riski gösterir. Skor, sonraki klinik kararları (ilaç tedavisi, ileri görüntüleme veya invaziv değerlendirme) standardize etmek için kullanılır.

Test Endikasyonları

Birincil endikasyon, tipik veya atipik göğüs ağrısı yakınması olan ve orta düzeyde pretest koroner arter hastalığı olasılığı taşıyan hastalardır. Bayesyen yaklaşıma göre düşük olasılıklı olgularda yanlış pozitif, yüksek olasılıklı olgularda yanlış negatif sonuçlar artar; bu nedenle test, orta olasılık aralığında en yüksek tanısal kazancı sağlar.

Diğer endikasyonlar arasında miyokard infarktüsü sonrası taburculuk öncesi veya sonrası risk stratifikasyonu, yüksek riskli asemptomatik diyabetli hastalar, planlanan yoğun fiziksel aktivite öncesi değerlendirme, bilinen koroner hastalıkta semptom değişikliği ve revaskülarizasyon sonrası fonksiyonel kapasite takibi yer alır. Aritmi şüphesi (efora bağlı çarpıntı, senkop), kalp kapak hastalıklarında semptom-eşik belirleme ve kronotropik yetersizlik araştırması diğer kullanım alanlarıdır.

Anjina tedavisi alan hastalarda tedavinin etkinliğini objektif olarak göstermek için seri efor testleri yapılabilir. Revaskülarizasyon sonrası restenoz şüphesi durumunda da fonksiyonel test ilk basamak olarak tercih edilir; pozitif sonuç bulgularına göre anjiyografi kararı gözden geçirilir.

Kontrendikasyonlar ve Durdurma Kriterleri

Mutlak kontrendikasyonlar; iki gün içinde geçirilmiş akut miyokard infarktüsü, kararsız anjina, kontrolsüz ciddi aritmi, semptomatik ciddi aort darlığı, dekompanze kalp yetersizliği, akut pulmoner emboli, akut miyokardit veya perikardit, akut aort diseksiyonu ve hastanın egzersize fiziksel olarak engel oluşturan akut sistemik hastalıklardır. Bu durumlarda test riski klinik kazancın üzerine çıkar.

Göreceli kontrendikasyonlar arasında bilinen sol ana koroner darlığı, orta-ileri kapak darlığı, ileri AV blok, elektrolit dengesizliği, kontrolsüz hipertansiyon (sistolik >200 veya diyastolik >110 mmHg), taşi/bradiaritmiler ve hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati bulunur. Bu durumlarda fayda-zarar dengesi bireysel olarak değerlendirilir.

Test sırasında durdurma kriterleri; iki milimetre ve üzeri ST depresyonu ya da iskemik ST yükselmesi (≥1 mm), orta-şiddetli anjina, hastayı tehlikeye sokan ventriküler taşikardi veya artan ventriküler ektopi, ciddi hipotansiyon (sistolik kan basıncında bazale göre ≥10 mmHg düşüş ve eşlik eden iskemi bulguları), aşırı hipertansif yanıt (sistolik >250, diyastolik >115 mmHg), ciddi semptomlar (senkop, ataksi, baş dönmesi, solgunluk) ve hastanın tükenmesi olarak özetlenir. Teknik aksaklıklar (EKG izlem kaybı, yetersiz EKG kalitesi) da testin sonlandırılmasını gerektirebilir.

Sensitivite/Özgüllük ve Yorumlama Sınırları

Standart efor EKG'sinin tek damar koroner hastalığını saptamadaki ortalama duyarlılığı %68, özgüllüğü %77 düzeyindedir. Üç damar hastalığında ya da sol ana koroner lezyonunda duyarlılık %85'lere yaklaşır, ancak özgüllük orta seviyede kalır. Bu değerler, testin tanı koymak yerine fonksiyonel ve prognostik bilgiyi öne çıkardığını gösterir.

Yanlış pozitif sonuçlar; sol ventrikül hipertrofisi, mitral kapak prolapsusu, anemi, hipokalemi, dijital kullanımı, vazoregülatuvar bozukluk ve değişken otonom yanıt durumlarında daha sık karşımıza çıkar. Yanlış negatif sonuçlar ise tek damar hastalığında, submaksimal egzersizde, beta-bloker etkisinde ve yetersiz iskemi süresinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle test sonucu klinik bağlamdan bağımsız yorumlanmaz.

Anormal veya yorum güvenliği düşük efor testi sonrasında bir sonraki adım, pretest olasılığa ve yüksek risk göstergelerinin varlığına göre belirlenir. Düşük risk paterni gösteren olgularda medikal optimizasyon ve kardiyoloji takibi planlanır; orta-yüksek risk paternlerinde koroner BT anjiyografi veya invaziv koroner anjiyografi devreye girer. Karar süreci multidisipliner kalp ekibi tarafından yürütülür.

Alternatif Stres Modaliteleri (Eko, Sintigrafi, CMR)

İstirahat EKG'sinde ST analizini engelleyen anormallikler, ileri yaş, egzersiz kapasitesi düşük olan hastalar veya önceki efor EKG'si belirsiz sonuçlanan olgularda görüntüleme tabanlı stres modaliteleri tercih edilir. Stres ekokardiyografi egzersiz veya dobutamin infüzyonu ile yapılır; iskemiye bağlı bölgesel duvar hareket bozukluğu görüntülenir. Duyarlılık ve özgüllüğü efor EKG'sinden belirgin biçimde yüksektir (%80-85 / %85-90).

Miyokard perfüzyon SPECT, radyofarmasötik (teknesyum-99m sestamibi veya talyum-201) kullanılarak miyokardın stres ve istirahat perfüzyonunu karşılaştırır. Fiziksel egzersiz mümkün olmayan hastalarda farmakolojik stres (regadenoson, dipiridamol, dobutamin) ajanları tercih edilir. Reversibl perfüzyon defekti iskemiyi, kalıcı defekt skar dokusunu temsil eder.

Kardiyak manyetik rezonans (CMR) stres görüntüleme, son yıllarda yüksek tanısal doğruluğu ve radyasyon içermemesi nedeniyle giderek artan biçimde kullanılır. Adenozin veya regadenoson ile farmakolojik stres altında perfüzyon görüntüleri, geç gadolinyum tutulum sekansları ve fonksiyonel ciné görüntüler entegre değerlendirilir. Pekişmiş klinik veriler, stres CMR'ın stable koroner hastalıkta invaziv anjiyografiye köprü test olarak kullanılabileceğini göstermiştir.

Modalite seçimi; hastanın egzersiz kapasitesi, kontrendikasyonları (örneğin bronkospazm, ciddi karotis hastalığı), tesisin teknik olanakları, radyasyon maruziyeti tercihleri ve klinik sorunun spesifik içeriğine göre belirlenir. Kardiyoloji uzmanı bu kararı bireysel olarak vermelidir. Psikososyal faktörlerin de testin yorumlanmasını etkileyebileceği unutulmamalıdır; stres kalp etkileşimi sempatik aktiviteyi ve hemodinamik yanıtı modifiye edebilir.

Kardiyoloji polikliniğinde efor EKG raporu değerlendirmesi
Duke skoru efor süresi, ST sapması ve göğüs ağrısı şiddetini birleştirerek 5 yıllık mortaliteyi öngörür.

Sıkça Sorulan Sorular

Efor EKG öncesi hangi hazırlık gereklidir?

Test öncesinde en az 3 saat aç kalınması, ağır kafein tüketiminden kaçınılması, rahat sportif kıyafet ve koşu ayakkabısı ile başvurulması önerilir. Beta-bloker, kalsiyum kanal blokeri ve nitrat gibi tedavilerin test öncesi kesilmesi veya devam ettirilmesi kararı, testin amacına göre kardiyolog tarafından bireysel olarak belirlenir. Tanısal amaçlı testte ilaçların 24-48 saat önceden kesilmesi tercih edilirken, mevcut tedavinin etkinliğinin değerlendirildiği testte ilaçlara devam edilir.

Test ne kadar sürer ve ne zaman sonlanır?

Toplam test süresi hazırlık ve toparlanma fazları dahil yaklaşık 30-45 dakikadır. Aktif egzersiz fazı ortalama 9-15 dakika sürer ve hedef kalp hızına ulaşıldığında, anlamlı semptom veya EKG değişikliği geliştiğinde ya da hasta tükendiğinde sonlandırılır. Toparlanma fazı en az 6-8 dakika sürer.

Efor EKG'si negatif çıktıysa koroner hastalık dışlanır mı?

Negatif sonuç, özellikle düşük pretest olasılıkta hastalığın yokluğunu güçlü biçimde destekler ancak kesin dışlama anlamına gelmez. Yüksek pretest olasılıkta veya devam eden tipik anjinöz semptomlarda yanlış negatiflik düşünülmeli ve görüntüleme tabanlı alternatif modaliteler değerlendirilmelidir.

Test sırasında risk var mı?

Modern protokol ve standart durdurma kriterleri ile uygulandığında efor EKG'si güvenli kabul edilir. Major komplikasyon (miyokard infarktüsü, ciddi aritmi, ölüm) oranı 10.000 testte 1-5 civarındadır. Test, donanımlı kardiyoloji ünitelerinde, hekim gözetiminde ve resüsitasyon olanakları hazır biçimde yapılmalıdır.

Pozitif sonuç sonrası süreç nasıl ilerler?

Pozitif veya yüksek riskli paternde sonuçlanan testte takip; semptom yoğunluğu, Duke skoru, MET kapasitesi ve eşlik eden risk faktörlerine göre planlanır. Düşük-orta riskli pozitiflikte koroner BT anjiyografi tercih edilebilirken, yüksek riskli paternde doğrudan invaziv koroner anjiyografi gündeme gelir. Tedavi planı her olgu için multidisipliner değerlendirme sonrası bireyselleştirilir.

Editör notu: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, baygınlık ya da egzersizle gelen yakınmalarınız varsa kardiyoloji uzmanına başvurun. Akut göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bilinç kaybı veya bunlara eşlik eden bulgu varlığında derhal 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ni arayın. Tanı ve tedavi kararları yalnızca yüz yüze muayene ve gerekli klinik değerlendirme sonrasında hekim tarafından verilir.

Klinik Kaynaklar

  1. Fletcher GF, Ades PA, Kligfield P, et al. Exercise Standards for Testing and Training: A Scientific Statement From the American Heart Association. Circulation. 2013;128(8):873-934.
  2. Bruce RA, Kusumi F, Hosmer D. Maximal oxygen intake and nomographic assessment of functional aerobic impairment in cardiovascular disease. Am Heart J. 1973;85(4):546-562.
  3. Knuuti J, Wijns W, Saraste A, et al. 2019 ESC Guidelines for the diagnosis and management of chronic coronary syndromes. Eur Heart J. 2020;41(3):407-477.
  4. Gulati M, Levy PD, Mukherjee D, et al. 2021 AHA/ACC/ASE/CHEST/SAEM/SCCT/SCMR Guideline for the Evaluation and Diagnosis of Chest Pain. J Am Coll Cardiol. 2021;78(22):e187-e285.
  5. Türk Kardiyoloji Derneği. Kararlı Koroner Arter Hastalığı Tanı ve Tedavi Kılavuzu. TKD Yayınları, güncel sürüm.
  6. Mayo Clinic. Stress test: Overview and what to expect. Mayo Clinic Patient Care Resources.
  7. Cleveland Clinic. Exercise Stress Test: Procedure Details and Risks. Cleveland Clinic Heart, Vascular and Thoracic Institute.
  8. ClinicalKey. Exercise ECG Testing: Interpretation, Indications and Contraindications. Elsevier Clinical Reference.
Beğendiyseniz paylaşın X Facebook WhatsApp LinkedIn

Etiketler

efor EKG treadmill Bruce protokolü ST depresyonu MET egzersiz testi